<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. İskender Emrah Karakaş</title>
	<atom:link href="https://www.iekarakas.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.iekarakas.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2026 18:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2023/12/cropped-Resim3-32x32.png</url>
	<title>Dr. İskender Emrah Karakaş</title>
	<link>https://www.iekarakas.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kimsenin Umrunda Değilsin Ama Herkes Sana Bakıyor Sanıyorsun</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2026/08/kimsenin-umrunda-degilsin-ama-herkes-sana-bakiyor-saniyorsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2026 18:20:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1250</guid>

					<description><![CDATA[Videodan: Sana bu renkli gömleği giydirip seni bu halde tıklım tıklım dolu yabancılarla kaynayan bir odaya soksam sence odadaki insanların yüzde kaçı sana bakıp içinden dalga geçerdi? %60, 70, 80. 2000 yılında Cornell Üniversitesi&#8217;nden psikolog Thomas Gilovi tam olarak bunun deneyini yapıyor. Öğrencilere o dönem için son derece utanç verici kabul edilen bir tişört giydiriyor. Berry Manilou baskılı bir tişört ve onları kalabalık bir odaya gönderiyor. Öğrencilere daha sonra şunu soruyor. Sizce kaç kişi o iğrenç tişörtü fark etti? Öğrencilerin tahmini kesin en az yarısı yani %50&#8217;si bize bakıyordu.Peki gerçekte olan sadece %25. İnsanların yarısı senin o utançtan yerin dibine girdiğin detayı görmüyor bile. Ve mesele sadece çirkin bir tişört değil. İş görüşmesinde ellerinin titrediğini, toplantıda saçma sapan cümle kurduğunu ya da spor salonunda o hareketi yanlış yaparken bütün salonun gizlice seni izlediğini düşünüyorsun. Ama biraz acı ve bir o kadar da rahatlatıcı bir gerçek var.Kimse seni izlemiyor. Beynin sana kusursuz bir yalan söylüyor. Aslında insan zihni neden kendini sürekli devasa bir sahnenin tam ortasında dev spot ışıkları altındaymış gibi hissetmeye programdı. Psikoloji spotlight effect yani sahne ışığı etkisi denilen bu devasa yalısama ne anlama geliyor? Bunu anlamak için 300.000 yıl önceki atalarımıza kadar gideceğiz. Ama önce cep telefonlarımızla ilgili çok tanıdığı bir hikayeye bakmamız gerekiyor. Şimdi 1984 yılına gidelim. Motorola fabrikasındayız. O yıl mühendisler BPR 2000 adında bir çağrı cihazı tasarlıyorlar. Sıradan bir cihazdı ama içine çok özel bir şey yerleştiriyorlar&#8230;.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Kimsenin Umrunda Değilsin Ama Herkes Sana Bakıyor Sanıyorsun" width="960" height="540" src="https://www.youtube.com/embed/83pXkNCLVPQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Videodan: Sana bu renkli gömleği giydirip seni bu halde tıklım tıklım dolu yabancılarla kaynayan bir odaya soksam sence odadaki insanların yüzde kaçı sana bakıp içinden dalga geçerdi? %60, 70, 80. 2000 yılında Cornell Üniversitesi&#8217;nden psikolog Thomas Gilovi tam olarak bunun deneyini yapıyor. Öğrencilere o dönem için son derece utanç verici kabul edilen bir tişört giydiriyor. Berry Manilou baskılı bir tişört ve onları kalabalık bir odaya gönderiyor. Öğrencilere daha sonra şunu soruyor. Sizce kaç kişi o iğrenç tişörtü fark etti? Öğrencilerin tahmini kesin en az yarısı yani %50&#8217;si bize bakıyordu.<br>Peki gerçekte olan sadece %25. İnsanların yarısı senin o utançtan yerin dibine girdiğin detayı görmüyor bile. Ve mesele sadece çirkin bir tişört değil. İş görüşmesinde ellerinin titrediğini, toplantıda saçma sapan cümle kurduğunu ya da spor salonunda o hareketi yanlış yaparken bütün salonun gizlice seni izlediğini düşünüyorsun. Ama biraz acı ve bir o kadar da rahatlatıcı bir gerçek var.<br>Kimse seni izlemiyor. Beynin sana kusursuz bir yalan söylüyor. Aslında insan zihni neden kendini sürekli devasa bir sahnenin tam ortasında dev spot ışıkları altındaymış gibi hissetmeye programdı. Psikoloji spotlight effect yani sahne ışığı etkisi denilen bu devasa yalısama ne anlama geliyor? Bunu anlamak için 300.000 yıl önceki atalarımıza kadar gideceğiz. Ama önce cep telefonlarımızla ilgili çok tanıdığı bir hikayeye bakmamız gerekiyor. Şimdi 1984 yılına gidelim. Motorola fabrikasındayız. O yıl mühendisler BPR 2000 adında bir çağrı cihazı tasarlıyorlar. Sıradan bir cihazdı ama içine çok özel bir şey yerleştiriyorlar&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oz Büyücüsü&#8217;nün Gizli Mesajı: Altın, Gümüş ve Batan Bir Ekonomi</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2026/06/oz-buyucusunun-gizli-mesaji-altin-gumus-ve-batan-bir-ekonomi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:03:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[oz büyücüsü]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1223</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluğumuzun en masum hikayelerinden biri olarak bilinen Oz Büyücüsü, aslında 19. yüzyıl sonu Amerika’sında yaşanan derin bir ekonomik krizin ve finansal çöküşün alegorik bir protesto metnidir. L. Frank Baum bu eseri 1900 yılında kaleme aldığında, ABD tarihinin en ağır ekonomik buhranlarından biri olan 1893 Paniği’nin izleri henüz çok tazeydi. Hikayedeki unsurlar dikkatle incelendiğinde; her şeyini kaybeden Amerikan halkını temsil eden Dorothy’nin orijinal kitaptaki saf gümüş ayakkabıları ile altın standardını simgeleyen &#8220;sarı tuğlalı yol&#8221; üzerinde yürümesi, dönemin katı para politikalarına açık bir göndermedir. &#8220;Yaldızlı Çağ&#8221; olarak adlandırılan bu dönemde, demiryolu yatırımlarıyla şişen finansal balon patlamış, altın standardı yüzünden piyasada nakit para kıtlığı (deflasyon) baş göstermiş ve borç sarmalındaki çiftçiler ile işçiler büyük bir sefalete sürüklenmiştir. Kitaptaki karakterlerin ve mekanların her biri, bu tarihi ekonomik mücadelede siyasi birer figüre karşılık gelir. Zekası hafife alınan Korkuluk borç içindeki Amerikan çiftçisini, duyarsızlaşan Teneke Adam sanayileşme çarklarında ezilen işçileri, kükreyen ama seçimi kaybeden Korkak Aslan ise gümüşün para birimi olmasını savunan siyasetçi William Jennings Bryan&#8217;ı simgeler. Karakterlerin ulaştığı ve Amerikan dolarının rengini taşıyan &#8220;Zümrüt Şehir&#8221;, insanlara taktırılan yeşil gözlüklerle yapay bir refah algısı yaratırken; her şeye gücü yettiği sanılan Oz Büyücüsü’nün perdenin arkasında ipleri elinde tutan sıradan yaşlı bir adamdan ibaret çıkması, krizler karşısında çaresiz kalan beceriksiz bürokratları ve Merkez Bankası benzeri yapıları açıkça eleştirir. Masalın sonunda Dorothy&#8217;yi evine döndüren gücün, politikacıların boş vaatleri değil, kendi ayağındaki gümüş ayakkabılar olması, Baum&#8217;un kurtuluşun ancak halkın kendi emeğinde ve üretim gücünde olduğunu fısıldadığı zamansız bir finans dersidir. İlgili videonun youtube kanalı: Paydos]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Çocukluğumuzun en masum hikayelerinden biri olarak bilinen <em>Oz Büyücüsü</em>, aslında 19. yüzyıl sonu Amerika’sında yaşanan derin bir ekonomik krizin ve finansal çöküşün alegorik bir protesto metnidir. L. Frank Baum bu eseri 1900 yılında kaleme aldığında, ABD tarihinin en ağır ekonomik buhranlarından biri olan 1893 Paniği’nin izleri henüz çok tazeydi. Hikayedeki unsurlar dikkatle incelendiğinde; her şeyini kaybeden Amerikan halkını temsil eden Dorothy’nin orijinal kitaptaki saf gümüş ayakkabıları ile altın standardını simgeleyen &#8220;sarı tuğlalı yol&#8221; üzerinde yürümesi, dönemin katı para politikalarına açık bir göndermedir. &#8220;Yaldızlı Çağ&#8221; olarak adlandırılan bu dönemde, demiryolu yatırımlarıyla şişen finansal balon patlamış, altın standardı yüzünden piyasada nakit para kıtlığı (deflasyon) baş göstermiş ve borç sarmalındaki çiftçiler ile işçiler büyük bir sefalete sürüklenmiştir.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Kitaptaki karakterlerin ve mekanların her biri, bu tarihi ekonomik mücadelede siyasi birer figüre karşılık gelir. Zekası hafife alınan Korkuluk borç içindeki Amerikan çiftçisini, duyarsızlaşan Teneke Adam sanayileşme çarklarında ezilen işçileri, kükreyen ama seçimi kaybeden Korkak Aslan ise gümüşün para birimi olmasını savunan siyasetçi William Jennings Bryan&#8217;ı simgeler. Karakterlerin ulaştığı ve Amerikan dolarının rengini taşıyan &#8220;Zümrüt Şehir&#8221;, insanlara taktırılan yeşil gözlüklerle yapay bir refah algısı yaratırken; her şeye gücü yettiği sanılan Oz Büyücüsü’nün perdenin arkasında ipleri elinde tutan sıradan yaşlı bir adamdan ibaret çıkması, krizler karşısında çaresiz kalan beceriksiz bürokratları ve Merkez Bankası benzeri yapıları açıkça eleştirir. Masalın sonunda Dorothy&#8217;yi evine döndüren gücün, politikacıların boş vaatleri değil, kendi ayağındaki gümüş ayakkabılar olması, Baum&#8217;un kurtuluşun ancak halkın kendi emeğinde ve üretim gücünde olduğunu fısıldadığı zamansız bir finans dersidir.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Oz Büyücüsü&amp;apos;nün Gizli Mesajı: Altın, Gümüş ve Batan Bir Ekonomi" width="960" height="540" src="https://www.youtube.com/embed/EFzWoiYT-Nw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İlgili videonun youtube kanalı: <a href="https://www.youtube.com/@paydosyt" data-type="link" data-id="https://www.youtube.com/@paydosyt" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Paydos</a></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bolluk Çağının Sonu: 1973 Petrol Krizi ve Stagflasyon</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2026/02/bolluk-caginin-sonu-1973-petrol-krizi-ve-stagflasyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 10:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1973]]></category>
		<category><![CDATA[durgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[iktisat]]></category>
		<category><![CDATA[petrol krizi]]></category>
		<category><![CDATA[stagflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1175</guid>

					<description><![CDATA[Modern dünyanın işleyişini ve cebimizdeki paranın değerini belirleyen kuralların bir gecede nasıl değiştiğini hiç merak ettiniz mi? Paydos kanalının son videosu, bizi 1973 yılının soğuk bir sonbahar gününe götürerek, küresel ekonominin &#8220;altın çağını&#8221; bitiren o büyük sarsıntıyı mercek altına alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Modern dünyanın işleyişini ve cebimizdeki paranın değerini belirleyen kuralların bir gecede nasıl değiştiğini hiç merak ettiniz mi? Paydos kanalının son videosu, bizi 1973 yılının soğuk bir sonbahar gününe götürerek, küresel ekonominin &#8220;altın çağını&#8221; bitiren o büyük sarsıntıyı mercek altına alıyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Bolluk Çağının Sonu: 1973 Petrol Krizi ve Stagflasyon" width="960" height="540" src="https://www.youtube.com/embed/-oGZEwbO10E?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zor Zamanlarda Kolay Ekonomi (Abhijit Banerjee &#038; Esther Duflo)</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2026/01/zor-zamanlarda-kolay-ekonomi-abhijit-banerjee-esther-duflo/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 09:27:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal devlet]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1165</guid>

					<description><![CDATA[Zor Zamanlarda Kolay Ekonomi, Nobel ödüllü iktisatçılar Abhijit Banerjee ve Esther Duflo tarafından kaleme alınmış, günümüz ekonomik tartışmalarına sakin, kanıta dayalı ve eleştirel bir bakış sunan önemli bir eserdir. Kitap; göç, eşitsizlik, küreselleşme, teknoloji, iklim krizi ve popülizm gibi çağdaş meselelerin ekonomiyle nasıl iç içe geçtiğini, yaygın önyargıları ve yanlış kabulleri sorgulayarak ele alır. Yazarlar, ekonomik sorunların “basit çözümlerle” ya da sloganlarla açıklanamayacağını vurgularken, ampirik veriler ve saha çalışmalarıyla desteklenen analizlere dayanır. Özellikle kamu politikalarının tasarımında sezgilerden çok kanıtların esas alınması gerektiği fikri, kitabın omurgasını oluşturur. Bu yönüyle eser, ekonomi biliminin soyut modellerden ibaret olmadığını; gerçek insanların, gerçek hayat koşullarının ve kurumsal yapıların merkezde olduğu bir yaklaşımı savunur. Zor Zamanlarda Kolay Ekonomi, eşitsizlikle mücadele, sosyal devletin rolü, vergilendirme ve yeniden dağıtım gibi konularda dengeli ve rasyonel bir çerçeve sunar. Popüler ekonomik anlatıların ötesine geçmek, “ekonomik korkuların” nasıl üretildiğini anlamak ve politika yapımında daha sağduyulu bir yol aramak isteyenler için hem öğretici hem de düşündürücü bir başvuru kaynağıdır. Öne Çıkan Başlıklar Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Zor Zamanlarda Kolay Ekonomi</strong>, Nobel ödüllü iktisatçılar <strong>Abhijit Banerjee</strong> ve <strong>Esther Duflo</strong> tarafından kaleme alınmış, günümüz ekonomik tartışmalarına sakin, kanıta dayalı ve eleştirel bir bakış sunan önemli bir eserdir. Kitap; göç, eşitsizlik, küreselleşme, teknoloji, iklim krizi ve popülizm gibi çağdaş meselelerin ekonomiyle nasıl iç içe geçtiğini, yaygın önyargıları ve yanlış kabulleri sorgulayarak ele alır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img data-dominant-color="c54345" data-has-transparency="false" loading="lazy" decoding="async" width="350" height="540" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2026/01/zorzamanlardaiyiekonomi.webp" alt="" class="wp-image-1166 not-transparent" style="--dominant-color: #c54345; width:259px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2026/01/zorzamanlardaiyiekonomi.webp 350w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2026/01/zorzamanlardaiyiekonomi-194x300.jpg 194w" sizes="auto, (max-width: 350px) 100vw, 350px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Yazarlar, ekonomik sorunların “basit çözümlerle” ya da sloganlarla açıklanamayacağını vurgularken, ampirik veriler ve saha çalışmalarıyla desteklenen analizlere dayanır. Özellikle kamu politikalarının tasarımında sezgilerden çok kanıtların esas alınması gerektiği fikri, kitabın omurgasını oluşturur. Bu yönüyle eser, ekonomi biliminin soyut modellerden ibaret olmadığını; gerçek insanların, gerçek hayat koşullarının ve kurumsal yapıların merkezde olduğu bir yaklaşımı savunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Zor Zamanlarda Kolay Ekonomi</em>, eşitsizlikle mücadele, sosyal devletin rolü, vergilendirme ve yeniden dağıtım gibi konularda dengeli ve rasyonel bir çerçeve sunar. Popüler ekonomik anlatıların ötesine geçmek, “ekonomik korkuların” nasıl üretildiğini anlamak ve politika yapımında daha sağduyulu bir yol aramak isteyenler için hem öğretici hem de düşündürücü bir başvuru kaynağıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Öne Çıkan Başlıklar</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ekonomik Korkular ve Yanlış Varsayımlar</li>



<li>Göç, İşgücü ve Ücret Tartışmaları</li>



<li>Küreselleşme ve Orta Sınıf Krizi</li>



<li>Eşitsizlik: Neden Artıyor, Neden Önemli</li>



<li>Vergilendirme, Yeniden Dağıtım ve Adalet</li>



<li>Sosyal Devletin Rolü</li>



<li>Teknoloji, Otomasyon ve Geleceğin İstihdamı</li>



<li>Kimlik Siyaseti ve Ekonomi İlişkisi</li>



<li>Popülizm, Ekonomik Kaygılar ve Demokrasi</li>



<li>İklim Değişikliği ve Kamu Politikaları</li>



<li>Kanıta Dayalı Politika Yapımı</li>



<li>Zor Zamanlarda Ekonomiye Güven Nasıl Yeniden Kurulur?</li>
</ul>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph">Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşitliğin Kısa Tarihi (Thomas Piketty)</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2025/11/esitligin-kisa-tarihi-thomas-piketty/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 07:48:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[artan oranlı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<category><![CDATA[vergi adaleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1097</guid>

					<description><![CDATA[Günümüz dünyasında gelir ve servet eşitsizliği giderek artarken, Fransız ekonomist Thomas Piketty’nin “Eşitliğin Kısa Tarihi” adlı eseri bir umut ışığı sunuyor. Kitap, eşitliğe doğru süregelen ve zaman zaman sekteye uğrayan tarihi bir çizgi çiziyor. Piketty’ye göre eşitlik bir ‘doğal sonuç’ değil; eğitim, sosyal güvenlik, kurumların açık işleyişi, vergi politikaları ve kolektif mücadelelerin bir araya gelmesiyle oluşan bir kazanım. Vergi sistemini, kamu harcamalarını ve mali kurumları eşitlik perspektifinden yeniden düşünmek isteyenler için bu eser güçlü bir rehber niteliğinde. “Eşitlik”, yalnızca gelir dağılımı değil; her bireyin toplumsal hayata eşit katılabilmesi, statü farklarının azalması ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi demek. Bu kitap, hem akademik hem kamusal alanda eşitlik tartışmalarını yeni bir zemine taşıyor. Öne Çıkan Başlıklar Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Günümüz dünyasında gelir ve servet eşitsizliği giderek artarken, Fransız ekonomist Thomas Piketty’nin “Eşitliğin Kısa Tarihi” adlı eseri bir umut ışığı sunuyor. Kitap, eşitliğe doğru süregelen ve zaman zaman sekteye uğrayan tarihi bir çizgi çiziyor. Piketty’ye göre eşitlik bir ‘doğal sonuç’ değil; eğitim, sosyal güvenlik, kurumların açık işleyişi, vergi politikaları ve kolektif mücadelelerin bir araya gelmesiyle oluşan bir kazanım.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><img data-dominant-color="d8b2a4" data-has-transparency="false" loading="lazy" decoding="async" width="690" height="1024" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/11/esitligin-kisa-tarihi-690x1024.webp" alt="" class="wp-image-1098 not-transparent" style="--dominant-color: #d8b2a4; width:263px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/11/esitligin-kisa-tarihi-690x1024.webp 690w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/11/esitligin-kisa-tarihi-1035x1536.webp 1035w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/11/esitligin-kisa-tarihi-1140x1692.webp 1140w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/11/esitligin-kisa-tarihi-202x300.webp 202w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/11/esitligin-kisa-tarihi-768x1140.webp 768w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/11/esitligin-kisa-tarihi.webp 1372w" sizes="auto, (max-width: 690px) 100vw, 690px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Vergi sistemini, kamu harcamalarını ve mali kurumları eşitlik perspektifinden yeniden düşünmek isteyenler için bu eser güçlü bir rehber niteliğinde. “Eşitlik”, yalnızca gelir dağılımı değil; her bireyin toplumsal hayata eşit katılabilmesi, statü farklarının azalması ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi demek. Bu kitap, hem akademik hem kamusal alanda eşitlik tartışmalarını yeni bir zemine taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Öne Çıkan Başlıklar</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Eşitliğe Doğru Uzun Yürüyüş</li>



<li>Eşitsizliğin Tarihsel Kökleri</li>



<li>Demokrasi ve Refah Devletinin Doğuşu</li>



<li>Vergi Adaleti ve Servet Dağılımı</li>



<li>Küresel Eşitsizlik ve Sömürgecilik Mirası</li>



<li>Eğitim, Bilgi ve Erişim Eşitliği</li>



<li>Eşitlik ve Ekonomik Büyüme İlişkisi</li>



<li>Kurumların Rolü ve Demokratik Sosyalizm</li>



<li>21. Yüzyıl İçin Yeni Eşitlik Vizyonu</li>
</ul>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph">Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyümesiz Refah (Tim Jackson)</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2025/10/buyumesiz-refah-tim-jackson/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:13:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1079</guid>

					<description><![CDATA[Geleneksel ekonominin büyümeye dair kalıplaşmış fikirlerine meydan okuyan bu eser, sürdürülebilirlik tartışmaları açısından çok önemli tezler içeriyor. Bilindik anlamda büyüme gerçekten refah için kaçınılmaz ve vazgeçilmez mi? Büyümenin sınırları nedir? Büyümenin ötesine geçip yeni bir refah tasarlamak mümkün mü? Büyümeden müreffeh olabilir miyiz? Büyümeyi nasıl ölçüyoruz? Tüketmeden büyümenin bir yolu var mı? Sınırları olan sonlu bir dünya için, üretim-tüketim döngüsüne sıkışmış insanlık için yeni bir ekonomi tasarlayabilir miyiz? Tim Jackson’a göre, “Büyümeyi sorgulamaktan başka çaremiz yok. Büyüme miti bizi yarı yolda bıraktı. Her gün bir fincan kahve fiyatının yarısıyla geçinmeye çalışan 1 milyar insanı da. Yaşamak için muhtaç olduğumuz hassas ekolojik sistemi de. Özellikle, kendi diliyle, ekonomik istikrarı ve insanlara geçimini sağlama iddiasını da.” Tim Jackson bize sonlu bir sistemin herhangi bir alt sisteminin sonsuz olamayacağı şeklindeki fizik kuralını isabetle hatırlatıyor. Verdiği yanıtlarsa iklim krizi, eşitsizlik krizi, aşırı tüketim, politik krizlerle boğuşan dünya için bir kurtuluş vaadi taşıyor. “Büyüme odaklı iktisat kuramlarının niçin bir işe yaramadıklarını anlamak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Düşük karbon salımı, sıfır yoksulluk ve hepimizin isteyip ihtiyaç duyduğu bir gezegen yaşamı için iktisat bilimi hakkında yeniden düşünmek zorunda olduğumuzu kanıtlayan, bugüne kadar yapılmış en berrak ve önemli katkı.” Önemli Başlıklar Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrenciler için tavsiye niteliğindedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img data-dominant-color="7264a7" data-has-transparency="false" loading="lazy" decoding="async" width="533" height="808" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/Buyumesiz-Refah.webp" alt="" class="wp-image-1078 not-transparent" style="--dominant-color: #7264a7; width:312px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/Buyumesiz-Refah.webp 533w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/Buyumesiz-Refah-198x300.png 198w" sizes="auto, (max-width: 533px) 100vw, 533px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Geleneksel ekonominin büyümeye dair kalıplaşmış fikirlerine meydan okuyan bu eser, sürdürülebilirlik tartışmaları açısından çok önemli tezler içeriyor. Bilindik anlamda büyüme gerçekten refah için kaçınılmaz ve vazgeçilmez mi? Büyümenin sınırları nedir? Büyümenin ötesine geçip yeni bir refah tasarlamak mümkün mü? Büyümeden müreffeh olabilir miyiz? Büyümeyi nasıl ölçüyoruz? Tüketmeden büyümenin bir yolu var mı? Sınırları olan sonlu bir dünya için, üretim-tüketim döngüsüne sıkışmış insanlık için yeni bir ekonomi tasarlayabilir miyiz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tim Jackson’a göre, “Büyümeyi sorgulamaktan başka çaremiz yok. Büyüme miti bizi yarı yolda bıraktı. Her gün bir fincan kahve fiyatının yarısıyla geçinmeye çalışan 1 milyar insanı da. Yaşamak için muhtaç olduğumuz hassas ekolojik sistemi de. Özellikle, kendi diliyle, ekonomik istikrarı ve insanlara geçimini sağlama iddiasını da.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tim Jackson bize sonlu bir sistemin herhangi bir alt sisteminin sonsuz olamayacağı şeklindeki fizik kuralını isabetle hatırlatıyor. Verdiği yanıtlarsa iklim krizi, eşitsizlik krizi, aşırı tüketim, politik krizlerle boğuşan dünya için bir kurtuluş vaadi taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Büyüme odaklı iktisat kuramlarının niçin bir işe yaramadıklarını anlamak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Düşük karbon salımı, sıfır yoksulluk ve hepimizin isteyip ihtiyaç duyduğu bir gezegen yaşamı için iktisat bilimi hakkında yeniden düşünmek zorunda olduğumuzu kanıtlayan, bugüne kadar yapılmış en berrak ve önemli katkı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Önemli Başlıklar</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Büyüme Miti</li>



<li>Refahın Yeniden Tanımı</li>



<li>Büyümenin Sınırları</li>



<li>Eşitsizlik ve Refah İkilemi</li>



<li>Tüketim Toplumunun Krizi</li>



<li>Ekolojik Sınırlar ve Sürdürülebilirlik</li>



<li>Yeni Bir Ekonomik Paradigma Arayışı</li>



<li>Yeşil Yeni Düzen ve Politik Dönüşüm</li>



<li>Teknolojik Yeniliklerin Sınırları</li>



<li>Kurumsal Değişim ve Toplumsal Dönüşüm</li>



<li>Kamu Politikalarının Rolü</li>



<li>Büyümesiz Bir Gelecek İçin Yol Haritası</li>
</ul>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph">Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrenciler için tavsiye niteliğindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşil Paradoks &#8211; Küresel Isınmaya Arz Yanlı Yaklaşım (Hans-Werner Sinn)</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2025/10/yesil-paradoks-kuresel-isinmaya-arz-yanli-yaklasim-hans-werner-sinn/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 08:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[çevre politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[fosil yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[karbon vergisi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1070</guid>

					<description><![CDATA[İklim değişiyor, dünya ısınıyor, artan enerji ihtiyacı daha fazla karbon salınımına neden oluyor. Bu gidişatı yavaşlatmak için dizel motor kullanımını, binaların yalıtımının güçlendirilmesini, güneş ve rüzgar gibi yeşil enerjilerden daha çok faydalanılmasını teşvik eden politikalar üretiliyor. Ancak Sinn&#8217;e göre, küresel ısınmayı azaltmaya yönelik mevcut politikalar etkisiz. Biyoyakıt kullanımının teşvik edilmesi gibi bazı politikalarsa düpedüz zararlı.&#8221;Yeşil Paradoks&#8221; işte bu noktada ortaya çıkıyor: Sinn&#8217;e göre fosil kaynaklı enerji tüketiminin azaltılacağı beklentisi, aslında iklim değişikliğini hızlandırıyor. Sinn, bu paradoksa kışkırtıcı bir çözüm öneriyor. Öne Çıkan Başlıklar Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">İklim değişiyor, dünya ısınıyor, artan enerji ihtiyacı daha fazla karbon salınımına neden oluyor. Bu gidişatı yavaşlatmak için dizel motor kullanımını, binaların yalıtımının güçlendirilmesini, güneş ve rüzgar gibi yeşil enerjilerden daha çok faydalanılmasını teşvik eden politikalar üretiliyor. Ancak Sinn&#8217;e göre, küresel ısınmayı azaltmaya yönelik mevcut politikalar etkisiz. Biyoyakıt kullanımının teşvik edilmesi gibi bazı politikalarsa düpedüz zararlı.&#8221;Yeşil Paradoks&#8221; işte bu noktada ortaya çıkıyor: Sinn&#8217;e göre fosil kaynaklı enerji tüketiminin azaltılacağı beklentisi, aslında iklim değişikliğini hızlandırıyor. Sinn, bu paradoksa kışkırtıcı bir çözüm öneriyor.</p>
</blockquote>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><img data-dominant-color="4b7b4f" data-has-transparency="false" loading="lazy" decoding="async" width="670" height="1024" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/yesilparadoks-670x1024.jpg" alt="" class="wp-image-1071 not-transparent" style="--dominant-color: #4b7b4f; width:222px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/yesilparadoks-670x1024.jpg 670w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/yesilparadoks-196x300.jpg 196w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/yesilparadoks-768x1174.jpg 768w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/yesilparadoks.webp 827w" sizes="auto, (max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>
</div>


<h3 class="wp-block-heading"><strong>Öne Çıkan Başlıklar</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yeşil Paradoks Kavramı:</strong> Fosil yakıt üreticilerinin gelecekteki sıkı çevre politikalarını öngörerek üretimi hızlandırması.</li>



<li><strong>Talep-Yanlı Politikaların Sınırları:</strong> Vergi, sübvansiyon ve karbon piyasalarının arz davranışlarını nasıl etkilediği.</li>



<li><strong>Arz Tarafı İklim Politikası:</strong> Küresel ısınma sorununa üretici motivasyonlarını merkeze alan alternatif yaklaşım.</li>



<li><strong>Enerji Ekonomisi ve Zaman Tercihi:</strong> Kaynak sahiplerinin bugünkü fiyat, faiz ve politika beklentileriyle karar alma süreçleri.</li>



<li><strong>Politika Önerileri:</strong> Küresel koordinasyon, karbon vergisi uyumu ve “yeşil teşviklerin” yeniden tasarımı.</li>
</ul>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph">Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Misyon Ekonomisi: Kapitalizmi Değiştirmek İçin Cüretkâr Bir Rehber (Mariana Mazzucato)</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2025/10/misyon-ekonomisi-kapitalizmi-degistirmek-icin-curetkar-bir-rehber-mariana-mazzucato/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 11:11:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[iktisat]]></category>
		<category><![CDATA[kamu-özel iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[misyon ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi devlet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1046</guid>

					<description><![CDATA[Bugünün ekonomisi, geleneksel piyasa–devlet ayrımlarını yetersiz bırakırken, “bu sistemi nasıl dönüştürürüz?” sorusu giderek daha merkezi hale geliyor. İşte tam bu noktada, Mariana Mazzucato’nun Misyon Ekonomisi başlıklı eseri devreye giriyor. Bu kitap, yalnızca bir ekonomi kitabı olmanın ötesinde; kamu ve özel sektör dinamiklerini yeniden yorumlamamız için bir davet niteliğinde. Kitapta öne çıkan başlıca sorular şöyle: Kitaptan Öne Çıkan Noktalar Kitap hakkında detaylı bilgi için yazarın internet sitesini ziyaret edebilirsiniz. Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrenciler için tavsiye niteliğindedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugünün ekonomisi, geleneksel piyasa–devlet ayrımlarını yetersiz bırakırken, “bu sistemi nasıl dönüştürürüz?” sorusu giderek daha merkezi hale geliyor. İşte tam bu noktada, Mariana Mazzucato’nun <em>Misyon Ekonomisi</em> başlıklı eseri devreye giriyor. Bu kitap, yalnızca bir ekonomi kitabı olmanın ötesinde; kamu ve özel sektör dinamiklerini yeniden yorumlamamız için bir davet niteliğinde.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><img data-dominant-color="45a8ce" data-has-transparency="false" loading="lazy" decoding="async" width="679" height="1024" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/misyonekonomisi-679x1024.jpg" alt="" class="wp-image-1047 not-transparent" style="--dominant-color: #45a8ce; width:406px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/misyonekonomisi-679x1024.jpg 679w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/misyonekonomisi-199x300.jpg 199w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/misyonekonomisi-768x1159.jpg 768w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/misyonekonomisi.webp 994w" sizes="auto, (max-width: 679px) 100vw, 679px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Kitapta öne çıkan başlıca sorular şöyle:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ay’a gitmek nasıl mümkün oldu? Kamu–özel iş birliği nasıl kurgulandı?</li>



<li>Devletin misyon üstlenmesi özel sektöre, yeniliğe, topluma ne kazandırdı?</li>



<li>Sağlık sisteminden ulaşım altyapısına, yeşil dönüşümden dijital yatırımlara kadar “misyon odaklı” yaklaşım günümüz kapitalizmini nasıl şekillendirebilir?</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Kitaptan Öne Çıkan Noktalar</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Devletin “pasif düzenleyici” rolünden aktif “misyon üstlenen” aktöre dönüşü</li>



<li>Kamu-özel iş birliklerinin tarihsel ve güncel örnekleri</li>



<li>Ekonomik verimlilik, teknoloji ve yenilik bağlamında misyon odaklı yaklaşım</li>



<li>Piyasa mantığının sınırlarını ve yeniden sınanışını ortaya koyan kavramsal çerçeve</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Kitap hakkında detaylı bilgi için yazarın <a href="https://marianamazzucato.com/books/mission-economy/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">internet sitesini</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph">Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrenciler için tavsiye niteliğindedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi, Kötü &#038; Ekonomi: Gılgamış’tan Wall Street’e İktisadi Anlam Arayışı</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2025/07/iyi-kotu-ekonomi-gilgamistan-wall-streete-iktisadi-anlam-arayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 11:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[iktisat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=993</guid>

					<description><![CDATA[“İyi Kötü Ekonomi”, yalnızca ekonomik verileri değil, aynı zamanda insan davranışlarını, ahlaki sorumlulukları ve politik karar süreçlerini de merkeze alarak; klasik iktisat anlayışına eleştirel ve insani bir perspektif getiriyor. Tomáš Sedláček, “Ekonomi iyi ve kötü hakkındadır” önermesini tartışan bu kitabıyla ekonomi öğretisini derinden sarsıyor. Günümüzde katı matematik kalıplara sığdırılmak istenen ekonomi “bilimi”nin, aslında kültürel bir fenomen, uygarlığımızın bir ürünü olduğunu; hem zenginlik hem de ahlak teorisi üzerine yazan Adam Smith’le, yani felsefenin içinde başladığını, tarih, mit, din ve etikle yoğrularak ortaya çıktığını anlatıyor. Sedláček, Gılgamış Destanı’ndan Eski Ahit’e, Descartes ve Adam Smith’ten Dövüş Kulübü ’ne, psikolojiden edebiyata, sinemaya her yerde ekonominin ruhuna ilişkin meta-ekonomik soruların peşine düşüyor:• Ekonominin anlamı ve amacı nedir?• Teknik olarak yapabileceğimiz her şeyi etik olarak da yapabilir miyiz?• Karşılığını ödeyerek iyi olabilir miyiz?Sedláček, ekonomi biliminin sınırlarını kırıp onu edebiyat, felsefe, şiir, efsaneler gibi çok farklı alanlara açarken ekonomik değeri hesaplama yöntemleri için de farklı bir ufuk sunuyor.“Ekonomiyi çamur gibi ele alıyor, iki kolunu dirseklerine kadar bu çamura batırıp altüst ederek modern ekonominin altında yatan inançları ve etik değerleri açıklamaya girişiyor.” Tomáš Sedláček (1977) Çek Cumhuriyeti’nde Ulusal Ekonomik Konsey’in kurucu üyelerindendir. Karlovy Üniversitesi’nde felsefe ve ekonomi dersleri vermektedir. Komünizmin çöküşünün ardından ilk Çek başkanı olan Václav Havel’e, sonrasında Ekonomi Bakanlığı’na danışmanlık yapmıştır. Çek Cumhuriyeti’ndeki en büyük bankalardan birinin baş makroekonomistidir. Köşe yazarlığı da yapan Sedláček, ülkesinde tanınmış bir radyo ve televizyon yorumcusudur. Kitap tavsiye amacıyla sitede paylaşılmaktadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>“İyi Kötü Ekonomi”</strong>, yalnızca ekonomik verileri değil, aynı zamanda insan davranışlarını, ahlaki sorumlulukları ve politik karar süreçlerini de merkeze alarak; klasik iktisat anlayışına eleştirel ve insani bir perspektif getiriyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><img data-dominant-color="d2dcc2" data-has-transparency="false" loading="lazy" decoding="async" width="690" height="1024" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ekonomi-690x1024.webp" alt="" class="wp-image-994 not-transparent" style="--dominant-color: #d2dcc2; aspect-ratio:2/3;object-fit:cover;width:294px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ekonomi-690x1024.webp 690w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ekonomi-1034x1536.webp 1034w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ekonomi-1140x1693.webp 1140w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ekonomi-202x300.webp 202w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ekonomi-768x1141.webp 768w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/iyi-kotu-ekonomi.webp 1371w" sizes="auto, (max-width: 690px) 100vw, 690px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Tomáš Sedláček, “Ekonomi iyi ve kötü hakkındadır” önermesini tartışan bu kitabıyla ekonomi öğretisini derinden sarsıyor. Günümüzde katı matematik kalıplara sığdırılmak istenen ekonomi “bilimi”nin, aslında kültürel bir fenomen, uygarlığımızın bir ürünü olduğunu; hem zenginlik hem de ahlak teorisi üzerine yazan Adam Smith’le, yani felsefenin içinde başladığını, tarih, mit, din ve etikle yoğrularak ortaya çıktığını anlatıyor. Sedláček, Gılgamış Destanı’ndan Eski Ahit’e, Descartes ve Adam Smith’ten Dövüş Kulübü ’ne, psikolojiden edebiyata, sinemaya her yerde ekonominin ruhuna ilişkin meta-ekonomik soruların peşine düşüyor:<br>• Ekonominin anlamı ve amacı nedir?<br>• Teknik olarak yapabileceğimiz her şeyi etik olarak da yapabilir miyiz?<br>• Karşılığını ödeyerek iyi olabilir miyiz?<br>Sedláček, ekonomi biliminin sınırlarını kırıp onu edebiyat, felsefe, şiir, efsaneler gibi çok farklı alanlara açarken ekonomik değeri hesaplama yöntemleri için de farklı bir ufuk sunuyor.<br>“Ekonomiyi çamur gibi ele alıyor, iki kolunu dirseklerine kadar bu çamura batırıp altüst ederek modern ekonominin altında yatan inançları ve etik değerleri açıklamaya girişiyor.”<br><br>Tomáš Sedláček (1977) Çek Cumhuriyeti’nde Ulusal Ekonomik Konsey’in kurucu üyelerindendir. Karlovy Üniversitesi’nde felsefe ve ekonomi dersleri vermektedir. Komünizmin çöküşünün ardından ilk Çek başkanı olan Václav Havel’e, sonrasında Ekonomi Bakanlığı’na danışmanlık yapmıştır. Çek Cumhuriyeti’ndeki en büyük bankalardan birinin baş makroekonomistidir. Köşe yazarlığı da yapan Sedláček, ülkesinde tanınmış bir radyo ve televizyon yorumcusudur.</p>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph"><strong>Kitap tavsiye amacıyla sitede paylaşılmaktadır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her İhtiyacın İçin Bir Yapay Zekâ Aracı: There’s An AI For That</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2025/07/her-ihtiyacin-icin-bir-yapay-zeka-araci-theres-an-ai-for-that/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 07:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[ai]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[arama]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlantı]]></category>
		<category><![CDATA[Site]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=968</guid>

					<description><![CDATA[Yapay zekâ araçları günümüzde hem bireysel kullanıcıların hem de profesyonellerin işlerini kolaylaştıran en önemli dijital çözümlerden biri haline geldi. Ancak bu kadar çok seçenek arasında en uygun yapay zekâ aracını bulmak zor olabilir. İşte tam da bu noktada There’s An AI For That devreye giriyor. There’s An AI For That Nedir? There’s An AI For That, farklı alanlara özel binlerce yapay zekâ aracını bir araya getiren kapsamlı bir platformdur. Kullanıcılar bu site üzerinden; Neden Kullanmalısın? Kimler İçin Uygun? Siteye erişmek için tıklayın.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yapay zekâ araçları</strong> günümüzde hem bireysel kullanıcıların hem de profesyonellerin işlerini kolaylaştıran en önemli dijital çözümlerden biri haline geldi. Ancak bu kadar çok seçenek arasında en uygun yapay zekâ aracını bulmak zor olabilir. İşte tam da bu noktada <strong><a href="https://theresanaiforthat.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">There’s An AI For That</a></strong> devreye giriyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img data-dominant-color="3a3844" data-has-transparency="false" style="--dominant-color: #3a3844;" loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="379" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/theresanaiforthat-1024x379.png" alt="" class="wp-image-969 not-transparent" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/theresanaiforthat-1024x379.png 1024w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/theresanaiforthat-300x111.png 300w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/theresanaiforthat-768x284.png 768w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/07/theresanaiforthat.webp 1057w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h4 class="wp-block-heading">There’s An AI For That Nedir?</h4>



<p class="wp-block-paragraph">There’s An AI For That, <strong>farklı alanlara özel binlerce yapay zekâ aracını</strong> bir araya getiren kapsamlı bir platformdur. Kullanıcılar bu site üzerinden;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Metin yazarlığı,</li>



<li>Görsel oluşturma,</li>



<li>Ses ve video düzenleme,</li>



<li>Kodlama ve analiz araçları gibi<br>farklı kategorilerdeki en güncel AI çözümlerine kolayca ulaşabilir.</li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading">Neden Kullanmalısın?</h4>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Zaman kazandırır:</strong> Hangi aracı nerede bulacağını düşünmene gerek kalmaz.</li>



<li><strong>Filtreleme ve arama özellikleriyle</strong> tam aradığın türde araçlara hızlıca ulaşırsın.</li>



<li><strong>Günlük olarak güncellenen içeriklerle</strong>, her geçen gün daha fazla yapay zekâ çözümünü keşfedebilirsin.</li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading">Kimler İçin Uygun?</h4>



<ul class="wp-block-list">
<li>Öğrenciler ve akademisyenler</li>



<li>İçerik üreticileri ve sosyal medya yöneticileri</li>



<li>Yazılımcılar ve girişimciler</li>



<li>Teknoloji meraklıları ve dijital pazarlama uzmanları</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Siteye erişmek için <a href="https://theresanaiforthat.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tıklayın</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
