<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kriz &#8211; Dr. İskender Emrah Karakaş</title>
	<atom:link href="https://www.iekarakas.com/tag/kriz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.iekarakas.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 10:03:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2023/12/cropped-Resim3-32x32.png</url>
	<title>kriz &#8211; Dr. İskender Emrah Karakaş</title>
	<link>https://www.iekarakas.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Oz Büyücüsü&#8217;nün Gizli Mesajı: Altın, Gümüş ve Batan Bir Ekonomi</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2026/06/oz-buyucusunun-gizli-mesaji-altin-gumus-ve-batan-bir-ekonomi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:03:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[oz büyücüsü]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1223</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluğumuzun en masum hikayelerinden biri olarak bilinen Oz Büyücüsü, aslında 19. yüzyıl sonu Amerika’sında yaşanan derin bir ekonomik krizin ve finansal çöküşün alegorik bir protesto metnidir. L. Frank Baum bu eseri 1900 yılında kaleme aldığında, ABD tarihinin en ağır ekonomik buhranlarından biri olan 1893 Paniği’nin izleri henüz çok tazeydi. Hikayedeki unsurlar dikkatle incelendiğinde; her şeyini kaybeden Amerikan halkını temsil eden Dorothy’nin orijinal kitaptaki saf gümüş ayakkabıları ile altın standardını simgeleyen &#8220;sarı tuğlalı yol&#8221; üzerinde yürümesi, dönemin katı para politikalarına açık bir göndermedir. &#8220;Yaldızlı Çağ&#8221; olarak adlandırılan bu dönemde, demiryolu yatırımlarıyla şişen finansal balon patlamış, altın standardı yüzünden piyasada nakit para kıtlığı (deflasyon) baş göstermiş ve borç sarmalındaki çiftçiler ile işçiler büyük bir sefalete sürüklenmiştir. Kitaptaki karakterlerin ve mekanların her biri, bu tarihi ekonomik mücadelede siyasi birer figüre karşılık gelir. Zekası hafife alınan Korkuluk borç içindeki Amerikan çiftçisini, duyarsızlaşan Teneke Adam sanayileşme çarklarında ezilen işçileri, kükreyen ama seçimi kaybeden Korkak Aslan ise gümüşün para birimi olmasını savunan siyasetçi William Jennings Bryan&#8217;ı simgeler. Karakterlerin ulaştığı ve Amerikan dolarının rengini taşıyan &#8220;Zümrüt Şehir&#8221;, insanlara taktırılan yeşil gözlüklerle yapay bir refah algısı yaratırken; her şeye gücü yettiği sanılan Oz Büyücüsü’nün perdenin arkasında ipleri elinde tutan sıradan yaşlı bir adamdan ibaret çıkması, krizler karşısında çaresiz kalan beceriksiz bürokratları ve Merkez Bankası benzeri yapıları açıkça eleştirir. Masalın sonunda Dorothy&#8217;yi evine döndüren gücün, politikacıların boş vaatleri değil, kendi ayağındaki gümüş ayakkabılar olması, Baum&#8217;un kurtuluşun ancak halkın kendi emeğinde ve üretim gücünde olduğunu fısıldadığı zamansız bir finans dersidir. İlgili videonun youtube kanalı: Paydos]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Çocukluğumuzun en masum hikayelerinden biri olarak bilinen <em>Oz Büyücüsü</em>, aslında 19. yüzyıl sonu Amerika’sında yaşanan derin bir ekonomik krizin ve finansal çöküşün alegorik bir protesto metnidir. L. Frank Baum bu eseri 1900 yılında kaleme aldığında, ABD tarihinin en ağır ekonomik buhranlarından biri olan 1893 Paniği’nin izleri henüz çok tazeydi. Hikayedeki unsurlar dikkatle incelendiğinde; her şeyini kaybeden Amerikan halkını temsil eden Dorothy’nin orijinal kitaptaki saf gümüş ayakkabıları ile altın standardını simgeleyen &#8220;sarı tuğlalı yol&#8221; üzerinde yürümesi, dönemin katı para politikalarına açık bir göndermedir. &#8220;Yaldızlı Çağ&#8221; olarak adlandırılan bu dönemde, demiryolu yatırımlarıyla şişen finansal balon patlamış, altın standardı yüzünden piyasada nakit para kıtlığı (deflasyon) baş göstermiş ve borç sarmalındaki çiftçiler ile işçiler büyük bir sefalete sürüklenmiştir.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Kitaptaki karakterlerin ve mekanların her biri, bu tarihi ekonomik mücadelede siyasi birer figüre karşılık gelir. Zekası hafife alınan Korkuluk borç içindeki Amerikan çiftçisini, duyarsızlaşan Teneke Adam sanayileşme çarklarında ezilen işçileri, kükreyen ama seçimi kaybeden Korkak Aslan ise gümüşün para birimi olmasını savunan siyasetçi William Jennings Bryan&#8217;ı simgeler. Karakterlerin ulaştığı ve Amerikan dolarının rengini taşıyan &#8220;Zümrüt Şehir&#8221;, insanlara taktırılan yeşil gözlüklerle yapay bir refah algısı yaratırken; her şeye gücü yettiği sanılan Oz Büyücüsü’nün perdenin arkasında ipleri elinde tutan sıradan yaşlı bir adamdan ibaret çıkması, krizler karşısında çaresiz kalan beceriksiz bürokratları ve Merkez Bankası benzeri yapıları açıkça eleştirir. Masalın sonunda Dorothy&#8217;yi evine döndüren gücün, politikacıların boş vaatleri değil, kendi ayağındaki gümüş ayakkabılar olması, Baum&#8217;un kurtuluşun ancak halkın kendi emeğinde ve üretim gücünde olduğunu fısıldadığı zamansız bir finans dersidir.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Oz Büyücüsü&amp;apos;nün Gizli Mesajı: Altın, Gümüş ve Batan Bir Ekonomi" width="960" height="540" src="https://www.youtube.com/embed/EFzWoiYT-Nw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İlgili videonun youtube kanalı: <a href="https://www.youtube.com/@paydosyt" data-type="link" data-id="https://www.youtube.com/@paydosyt" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Paydos</a></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyümesiz Refah (Tim Jackson)</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2025/10/buyumesiz-refah-tim-jackson/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:13:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=1079</guid>

					<description><![CDATA[Geleneksel ekonominin büyümeye dair kalıplaşmış fikirlerine meydan okuyan bu eser, sürdürülebilirlik tartışmaları açısından çok önemli tezler içeriyor. Bilindik anlamda büyüme gerçekten refah için kaçınılmaz ve vazgeçilmez mi? Büyümenin sınırları nedir? Büyümenin ötesine geçip yeni bir refah tasarlamak mümkün mü? Büyümeden müreffeh olabilir miyiz? Büyümeyi nasıl ölçüyoruz? Tüketmeden büyümenin bir yolu var mı? Sınırları olan sonlu bir dünya için, üretim-tüketim döngüsüne sıkışmış insanlık için yeni bir ekonomi tasarlayabilir miyiz? Tim Jackson’a göre, “Büyümeyi sorgulamaktan başka çaremiz yok. Büyüme miti bizi yarı yolda bıraktı. Her gün bir fincan kahve fiyatının yarısıyla geçinmeye çalışan 1 milyar insanı da. Yaşamak için muhtaç olduğumuz hassas ekolojik sistemi de. Özellikle, kendi diliyle, ekonomik istikrarı ve insanlara geçimini sağlama iddiasını da.” Tim Jackson bize sonlu bir sistemin herhangi bir alt sisteminin sonsuz olamayacağı şeklindeki fizik kuralını isabetle hatırlatıyor. Verdiği yanıtlarsa iklim krizi, eşitsizlik krizi, aşırı tüketim, politik krizlerle boğuşan dünya için bir kurtuluş vaadi taşıyor. “Büyüme odaklı iktisat kuramlarının niçin bir işe yaramadıklarını anlamak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Düşük karbon salımı, sıfır yoksulluk ve hepimizin isteyip ihtiyaç duyduğu bir gezegen yaşamı için iktisat bilimi hakkında yeniden düşünmek zorunda olduğumuzu kanıtlayan, bugüne kadar yapılmış en berrak ve önemli katkı.” Önemli Başlıklar Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrenciler için tavsiye niteliğindedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img data-dominant-color="7264a7" data-has-transparency="false" fetchpriority="high" decoding="async" width="533" height="808" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/Buyumesiz-Refah.webp" alt="" class="wp-image-1078 not-transparent" style="--dominant-color: #7264a7; width:312px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/Buyumesiz-Refah.webp 533w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2025/10/Buyumesiz-Refah-198x300.png 198w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Geleneksel ekonominin büyümeye dair kalıplaşmış fikirlerine meydan okuyan bu eser, sürdürülebilirlik tartışmaları açısından çok önemli tezler içeriyor. Bilindik anlamda büyüme gerçekten refah için kaçınılmaz ve vazgeçilmez mi? Büyümenin sınırları nedir? Büyümenin ötesine geçip yeni bir refah tasarlamak mümkün mü? Büyümeden müreffeh olabilir miyiz? Büyümeyi nasıl ölçüyoruz? Tüketmeden büyümenin bir yolu var mı? Sınırları olan sonlu bir dünya için, üretim-tüketim döngüsüne sıkışmış insanlık için yeni bir ekonomi tasarlayabilir miyiz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tim Jackson’a göre, “Büyümeyi sorgulamaktan başka çaremiz yok. Büyüme miti bizi yarı yolda bıraktı. Her gün bir fincan kahve fiyatının yarısıyla geçinmeye çalışan 1 milyar insanı da. Yaşamak için muhtaç olduğumuz hassas ekolojik sistemi de. Özellikle, kendi diliyle, ekonomik istikrarı ve insanlara geçimini sağlama iddiasını da.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tim Jackson bize sonlu bir sistemin herhangi bir alt sisteminin sonsuz olamayacağı şeklindeki fizik kuralını isabetle hatırlatıyor. Verdiği yanıtlarsa iklim krizi, eşitsizlik krizi, aşırı tüketim, politik krizlerle boğuşan dünya için bir kurtuluş vaadi taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Büyüme odaklı iktisat kuramlarının niçin bir işe yaramadıklarını anlamak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Düşük karbon salımı, sıfır yoksulluk ve hepimizin isteyip ihtiyaç duyduğu bir gezegen yaşamı için iktisat bilimi hakkında yeniden düşünmek zorunda olduğumuzu kanıtlayan, bugüne kadar yapılmış en berrak ve önemli katkı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Önemli Başlıklar</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Büyüme Miti</li>



<li>Refahın Yeniden Tanımı</li>



<li>Büyümenin Sınırları</li>



<li>Eşitsizlik ve Refah İkilemi</li>



<li>Tüketim Toplumunun Krizi</li>



<li>Ekolojik Sınırlar ve Sürdürülebilirlik</li>



<li>Yeni Bir Ekonomik Paradigma Arayışı</li>



<li>Yeşil Yeni Düzen ve Politik Dönüşüm</li>



<li>Teknolojik Yeniliklerin Sınırları</li>



<li>Kurumsal Değişim ve Toplumsal Dönüşüm</li>



<li>Kamu Politikalarının Rolü</li>



<li>Büyümesiz Bir Gelecek İçin Yol Haritası</li>
</ul>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph">Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrenciler için tavsiye niteliğindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kibir (Ekonomik Krizin Nedenleri ve Bir Sonraki Krizden Kaçınma Yolları)</title>
		<link>https://www.iekarakas.com/2023/11/kibir-ekonomik-krizin-nedenleri-ve-bir-sonraki-krizden-kacinma-yollari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[emrahkarakas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 10:24:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[iktisat]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.iekarakas.com/?p=214</guid>

					<description><![CDATA[2007-2008 finans krizinin ardından iktisat bilimi ciddi eleştirilere maruz kaldı. Ünlü iktisatçı Meghnad Desai Kibir’de yanlış gidenin ne olduğunu, iktisat tarihindeki temel krizlere bakarak sorguluyor. İktisatçıların krizi öngörememesinin ve yanıldıklarını kabul edememesinin önemli nedenlerinden birinin kuşkucu araştırmaların yerini alan kibir ve kesinlik olduğunu söylüyor. Kibir Adam Smith, Karl Marx, Fredrick Hayek, Joseph Schumpeter, John Maynard Keynes ve Nikolay Kondratyev gibi iktisatçılara dönüyor. Desai, tüm iktisadi durumların tek bir kuramla çözülebileceğini reddediyor; eldeki kuramların gelecekteki felaketleri önlemek için yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor ve çağımızın en önemli ekonomik sorunlarına dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Meghnad Desai, London School of Economics’te (LSE) emeritus iktisat profesörü, aynı üniversitede Küresel Yönetişim Araştırmalar Merkezi kurucusu ve eski direktörü. Lordlar Kamarası üyesi. Öne Çıkan Başlıklar Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img data-dominant-color="e26932" data-has-transparency="false" decoding="async" width="451" height="739" src="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2023/11/kibir.webp" alt="" class="wp-image-1066 not-transparent" style="--dominant-color: #e26932; width:261px;height:auto" srcset="https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2023/11/kibir.webp 451w, https://www.iekarakas.com/wp-content/uploads/2023/11/kibir-183x300.jpg 183w" sizes="(max-width: 451px) 100vw, 451px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">2007-2008 finans krizinin ardından iktisat bilimi ciddi eleştirilere maruz kaldı. Ünlü iktisatçı Meghnad Desai Kibir’de yanlış gidenin ne olduğunu, iktisat tarihindeki temel krizlere bakarak sorguluyor. İktisatçıların krizi öngörememesinin ve yanıldıklarını kabul edememesinin önemli nedenlerinden birinin kuşkucu araştırmaların yerini alan kibir ve kesinlik olduğunu söylüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kibir Adam Smith, Karl Marx, Fredrick Hayek, Joseph Schumpeter, John Maynard Keynes ve Nikolay Kondratyev gibi iktisatçılara dönüyor. Desai, tüm iktisadi durumların tek bir kuramla çözülebileceğini reddediyor; eldeki kuramların gelecekteki felaketleri önlemek için yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor ve çağımızın en önemli ekonomik sorunlarına dair yeni bir bakış açısı sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meghnad Desai, London School of Economics’te (LSE) emeritus iktisat profesörü, aynı üniversitede Küresel Yönetişim Araştırmalar Merkezi kurucusu ve eski direktörü. Lordlar Kamarası üyesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Öne Çıkan Başlıklar</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İktisatta Kibir Kavramı</li>



<li>2008 Krizinin Kökenleri</li>



<li>İktisat Kuramlarının Sınanması</li>



<li>Tek Kurama Bağımlılığın Tehlikeleri</li>



<li>Epistemik Kriz – Bilginin Krizi</li>



<li>İktisat ve Politika Arasındaki Kopukluk</li>



<li>Geleceğe Dair Uyarılar</li>



<li>Politika Önerileri</li>



<li>Krizlerin Maliye Boyutu</li>



<li>İktisadın Yeniden İnşası</li>
</ul>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph">Bu yazı reklam amaçlı değildir. Akademisyen ve öğrencilere tavsiye niteliğindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
